Zafere Kadar Heyeti; İran Açıklaması
28 Şubat tarihinde İran'ın Minab kasabasında bulunan Saççare Tayyibe ilkokuluna ABD emperyalizmi tarafından yapılan füze saldırısından sonra, Halk Cephesi öncülüğünde kurulan Zafere Kadar Heyeti olarak İran'a gitmeye karar verdik.
Teslim olmayan ve direnen İran halkının yanında olmak, katledilen 168 çocuk için adalet istemek ve emperyalizmin yalanları karşısında tüm dünyaya gerçekleri anlatmak için İran'a gitmeye karar verdik.
Bu karar, kendine anti-emperyalist diyen herkesin görevidir.
Bu karar, dünya çocukları için adalet isteyen herkesin görevidir.
Bu karar okul yollarımızın bir kez daha kana bulanmaması için tüm dünya halklarının görevidir.
Biz Mahir Çayan’ın yoldaşları olarak, görevimizi yerine getirmek için İran’a gitmeye karar verdik.
Emperyalizm tarafından katledilen İran halkının meşru lideri Ayetullah Ali Khamenei'in cenaze törenine katılmak üzere, 7 Temmuz tarihinde yola çıktık.
7 Temmuz akşamı Ermenistan’a varacak, 8 Temmuzda da Tahran’a varacaktık. Fakat, Almanya Köln Bonn Havalimanı'nda heyetimiz Alman polisi tarafından durduruldu. Hiçbir açıklama yapılmadan uçağımıza binmemizi engellediler. Ve sonra bu hak gaspına karşı direndiğimiz için işkenceyle gözaltına alındık. Alman emperyalizminin asıl amacı bizim İran'a gitmemizi, propaganda yapmamızı engellemekti. İran’ı tecrit etmek ve emperyalizme karşı direnenlerin birleşmesini engellemek istediler.
Ama başaramayacaklar.
Emperyalizmin engellemesi üzerine, biz ne olursa olsun direnen İran halkının yanında olacağız dedik ve tekrar yola çıktık. Vizelerimizin çıkmasını beklerken Moskova'ya gidip her an uçmaya hazır bir şekilde bekledik. Sadece beklemekle kalmadık, Moskova'da üretmeye adalet talebini büyütmeye devam ettik. Bir şiir kitabı hazırladık, 48 saat içinde 15 dakikalık kısa bir film çektik, gittiğimiz her yerde İran’ı ve adalet yürüyüşümüzü anlattık.
Bu yürüyüşe başlarken kolay olmayacağını biliyorduk. Sıradan bir ülkeye gitmediğimizi, emperyalizmin kuşatması ve saldırısına karşı savaşan bir ülkeye gittiğimizi biliyoruz. Bu nedenle, emperyalizm başta olmak üzere karşımıza birçok engel çıkacağını da biliyoruz. Çünkü biz de sıradan bir heyet değiliz. Başkası için kolay olan bizim için bir mücadele ve direniş sonucu kazanılır. Çünkü biz örgütlülüğü savunuyoruz. Çünkü biz enternasyonalizmin sadece dayanışma değil, aynı zamanda ortak düşmana karşı ortak mücadeleyi omuz omuza büyütmek olduğunu savunuyoruz. Biz yola çıkarken, karşımıza çıkacak her engel karşısında direnme kararı almıştık, öyle de yaptık.
Sonuç olarak savaş koşullarından kaynaklı İran vizelerimizin gelmesi uzadı, ama gitmekten asla vazgeçmiyoruz.
Vizelerimiz için görüşmelerimiz ve işlemlerimiz devam etmekte.
Gidene kadar da, bulunduğumuz her yerde 168 Minab’lı çocuk için adalet talebimizi büyütmeye devam edeceğiz.
Katledilen 168 çocuk için İran'a gideceğiz ve onların sesini tüm dünyaya duyuracağız! İran halkının acısına ve öfkesine ortak olacağız.
Kahrolsun ABD Emperyalizmi, Yaşasın Dünya Halklarının Direnişi!
Selam olsun direnenlere ve emperyalizme karşı bu savaşta düşenelere
Emperyalizme karşı birleşelim savaşalım ve kazanalım

